Şarköyün Sesi Gazetesi Haber ve Bilgi Portalı

Wednesday
Jan 07th
Metin Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Şarköy arrow Dilek AL arrow Sen Benim Şarkılarımsın
Sen Benim Şarkılarımsın PDF
Pazar, 13 Temmuz 2008
Ben ilk kez, şarkılarda öğrendim sevmeyi. Küçük bir kızken babamın yumuşacık sesiyle söylediği o nihavent makamında şarkıda gizliydi sevginin gücü. “…Beni mecnun ettin, sen de olasın. Aşkımı inkâr edersen, Allahtan bulasın”. Demek böyle bir şeydi sevmek. İnsana kim olduğunu, ne olduğunu unutturacak kadar güçlü. Ama bir o kadar da yaralayıcı ve kahredici olmalıydı. Ki “…kendim ettim kendim buldum, gül gibi sararıp soldum, eyvah!” derken bile pişmanlığın ve reddedilmişliğin gerisindeki güçlü duyguyu hissediyordu insan. Yoksa sadece bir pişmanlık böyle bir şarkıyı yaptırabilir miydi insana?

Eğer altı yaşında öğrenip “işte en sevdiğim şarkı bu“ demeseydim, gökyüzünde yalnız gezen yıldızları, yukarıda bir yerlerde asılı duran başıboş gezegenler sanacaktım. Onların fırtınalı bir gecede aşığa yol gösteren fenerler olduklarını bilemeyecektim hiçbir zaman. Âşıkların en yakın dostu ve şahidi olduklarını da. Tüm sevgi fısıltılarını bir sır gibi saklayıp o aşkların ışığıyla daha bir güçlü parladıklarından da haberim olmayacaktı.

Ne çok şey öğretmişti şarkılar bize, biz farkında olmadan. Kıskanmayı, nefret etmeyi, aşkını ifade etmeyi. Utançtan kıpkırmızı kesilirken sevgilinin eli elimize değdiğinde, şarkılar yetişiyordu hemen imdada. Mırıldanmak yetiyordu içimizde kopan fırtınaları dindirmeye. Ayrılık acısına da birebirdi, “…boğazına düğümlenen hıçkırık olayım, unutma beni, unutama beni”, derken, biten ama yüreğin en derinlerinde hala taptaze duran bir yarayı anlatıyorduk sevgiliye.

"Kırılsa da kanadımız, asiye çıksa adımız, duyan duysun, bilen bilsin gülüm. Böyledir bizim sevdamız" derken şarkılar, dünyada bizim bildiğimizin dışında da sevdalar olduğunu, onların da en az bizimki kadar kutsal olduğunu ve gerekirse uğrunda ölüneceğini öğrendik.

Ben seni ilk şarkılarda sevdim. İçimde uyanan kıpırtıları onlar hatırlattı bana. Güllerin içinden koşarak sana gelmek istedim. Ve senin beni orada bekliyor olmanı. Çünkü bahçenin sonunda seni bekleyen biri yoksa hiçbir anlamı kalmıyordu şarkılardaki o güllerin. Dinledikçe, yağmurlu bir havada birlikte ıslanmanın ne güzel bir şey olduğunu düşledim İstanbul sokaklarında. Yoksa, “bu sabah yağmur var İstanbul’da” derken gözlerini kapatıp böylesine kendinden geçer miydi insanlar.

Ve zordu hayat. Öyle söylüyordu anne babamız. Kötüydü, acımasızdı. Her köşe başında bizi bekleyen bir canavar olmasa da kötülük kol geziyordu sokaklarda. Ama sadece bunlardan ibaret miydi hayat? O tozlu, taşlı, zorlu yolların içinde, kayalıkların arasından fışkırıveren çiçekleri de görmek gerekmiyor muydu? Her şeye inat- ben de varım- diye bağırırken onu fark edebilmek değil miydi insan olmak?

Şarkılar en zorlu anlarda karşımıza çıkan çiçekler bana göre. Kimi zaman sığınacak liman, kimi zaman terkedilmiş bir aşığın teselli kaynağı. Kıvrak bir havada kurtları döküp! düşman çatlatmak da şarkılara özel, acını, derdini ağıt yapıp gökyüzüne savurmak da.

Hayatın her deminde kendimizden bir parça bulduk onlarda ve kendimizden bir şeyler kattık onlara. Yoğrulduk, piştik, onlarla büyüdük. İlk gençlik yılları bitip orta yaş gelip çattığında yanımızda yine onlar vardı. Farkında olamasak da. Yetişmek için koşturup dururken bilinmezliğe doğru, geride bıraktığımız ne varsa bize dair, hatırlatıyordu şarkılar. Sözleri, müziği, ritmi ve ahengi ile işte diyordu, işte o sensin. Bırakma kendini hayat kavgası denen o girdabın içine. Yavaş yavaş boğulurken suların içinde, yaşamın böyle sürüp gittiğini ya da gerçek yaşamın böyle bir şey olduğunu sanma.

İnsan olduğumuzu hatırlatıyorlardı bize. İnsan olmak sadece bu bedene sahip olmak değil, o bedenin içinde atıp duran yüreğin ne demek istediğini anlamak demekti. Oysa biz duyduğumuz o sesin , ne kadar çabuk geçtiğini düşündüğümüz saatin tik taklarından geldiğini sandık. Bir yerlerde yitirip, bize ait olduğunu çoktan unuttuğumuz o güzel duyguları gerçek sahibine vermek için çırpındılar. Tıpkı " Geçmiş değil bu gün gibi, yaşıyorum hala seni. Sen hep benim yanımdasın. Gündüzümde gecemdesin, çalınmasın söylenmesin, sen benim şarkılarımsın." diyen, bana göre en güzel ve anlamlı aşk şarkılarından birinde olduğu gibi. Bir ömür boyu sürebilecek aşkların varlığını tek başına hatırlatmaya yetmiyor mu şu birkaç mısra bile?

Günlük tüketmeye alıştığımız her eşya gibi aşkı da ( ya da biz onun aşk olduğunu sandık) hızla bitirdiğimiz bu günlerde, taşıyıverdik şarkılara bu yeni moda alışkanlığımızı. Sıradan, günlük her hangi bir olaymış gibi bahseder olduk şarkılarımızda.

Ben hala oralarda, o eski günlerdeyim. Beni ben yapan, içlerinde kendimi bulduğum ve kaybetmemek için sıkıca tutunduğum şarkılarda. Alışamadım bu günün plastik kokan ve bir kez kullanıldıktan sonra çöpe gitmeye mahkum tınılarına. Gözlerimi kapamadan dinlediğim ve bana kendimi hatırlatmayan tüm melodiler, anılarımda yer etmemek üzere siliniyor hafızamdan. Kızıyorlar bana, 'sen hala o yıllarda mı kaldın?' diye.

Oysa, ben seni o şarkılarda sevdim. Bilmiyorlar...

» 8 Yorumlar
1"RUHUM SERİNLEDİ ADETA..."
de Perşembe, 17 Temmuz 2008 12:53tarafından Kemal KIRAR
Hanımefendi, özlü musiki nağmelerinden süzülen latif duygularınıza ve kuvvetli anlatımınızla sarmalanan yazı gücünüze sağlık!.. Bu puslu Felemenk diyarında ruhuma serinlik bahşettiniz; sağ olasınız... 
 
Kemal KIRAR
2"merhaba"
de Cuma, 18 Temmuz 2008 06:31tarafından ayşe
ellerinize sağlık. çok güzel olmuş.
3"ah o eski şarkılar"
de Cuma, 18 Temmuz 2008 06:37tarafından hülya
Bende sen gibi o yıllarda kaldım arkadaşım. O yıllarda sevdik, o yıllarda içimiz çoştu ve üzüldük yine o şarkılarla. Dile koyamadığımız çok şeyin ifadesi idi onlar. Tarkanın dediği gibi şişirip şişirip patlatılan şarkılar değildi bizim şarkılarımız. Ellerine sağlık canım arkadaşım. Ve lütfen yazmayı sakın bırakma.Yüzünü gülümseten şarkılar senle olsun:)
4"ivedikoğlu"
de Pazartesi, 21 Temmuz 2008 06:26tarafından nizam
dilek hanım gerçekten beni çok uzun seneler öncesine götürdünüz.Daha ilk satırlarınızda çok derinlere indim.ne kadar yalın ne kadar güzel ve ne kadar içten anlatmışsınız.bugüne kadar 3 tane kitap yazdım şuan 3.sünü yazmak üzereyim.eşim ve ben sürekli arayış içindeyiz.yazılarınızla kitabımıza yardımcı olmak isterseniz Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır adresine yazılarınızı beklerim.kaleminiz gerçekten çok lezzetli.bararılarınızın devamını dilerim.
5"gerçekten okumaya değer"
de Pazartesi, 21 Temmuz 2008 11:46tarafından salih abi
Mevsim başka mevsim, İklim başka iklimdi, Yapraklar sarardı hep, Güller kurudu şimdi.  
dilek hanım ne kadar güzel yazmışsınız.hemen bir çıktısını aldım ve çok az sayıda beğendiğim yazının yer aldığı dosyanın içerisine kaldırıcam ama öncelikle sindire sindire bir kaç kez daha okumak isterim.yüreğinize sağlık...
6"YÜREĞİNİZE sağlık!..."
de Çarşamba, 23 Temmuz 2008 11:12tarafından gün batımı
Ne kadar güzel ne kadar sade bir anlatım, insanı bambaşka diyarlara alıp gidiyor...O yıllarda yaşanan aşkların ve sevgilerin saflığını,içtenliğini ve çıkarsız olduğunu başka bir dilde ifade edilemezdi.YÜREĞİNİZE sağlık!...
7"Fikrimin ince gülü"
de Pazartesi, 28 Temmuz 2008 10:13tarafından Volkan ALADAĞ
Dilek hanım kendimdende bişeyler buldum yazınızda.Bende hala oralarda ve bende hala o eski günlerdeyim.Geçmişte dinlediğim ezagilerin bu kadar anlamlı olduğunu ve ne kadar eşsiz olduğunu öğreneli çokta uzun bir zaman olmadı gerçi.Ama insan sevmenin ve sevilmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu ve bu duygunun eşsiz şarkılarla ruha hitap etmesi kadar yararlı bir vitamin girebiliyormudur acaba ruhumuza.Çok güzel anlatmışsınız.Elinize ve emeğinize sağlık.Saygılarımla...
8Yorum
de Çarşamba, 13 Ağustos 2008 07:17tarafından Asuman
Dilek Hanım yazınız mükemmel ötesi olmuş. Bana zamanda yolculuk yaptırdız. Ellerinize sağlık
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 _EASYCOMMENTS_REMAINING_CHARS
 
< Önceki   Sonraki >

Tanıtım

10 Saatte Windsurf Eğitimi


İstanbul’a 2,5 saat  uzaklıkta  olan Şarköy Surf Merkezine günü birlik  gelip gerek eğitim alma gerekse  malzeme kiralayarak surf yapma imkanınız var.

Daha detaylı  bilgiler için  www.surfsarkoy.com  adresini ziyaret etmenizi öneririz.

 
Advertisement
 
 

Mürefte.İnfo - Mürefte tanıtım sitesi

Gazeteler

Şarköyün Sesi Gazetesi Haber ve Bilgi Portalı Sen Benim Şarkılarımsın - Şarköyün Sesi Gazetesi Haber ve Bilgi Portalı - Şarköyün Sesi Gazetesi Haber ve Bilgi Portalı Untitled Document
Hürriyet Sabah Milliyet Yeni Şafak Türkiye Vatan
Star Cumhuriyet Radikal Akşam Zaman Posta

Sizinde reklamınız burada yer alabilir.

Reklamlar

 

SOHBET MOTEL

Şarköy'ün en güzel manzaraya sahip motelinde konaklamak, denize sadece ve sadece iki adımda ulaşmak istiyorsanız sizi SOHBET MOTEL'e bekliyoruz.         

 

Sedef Motel

"Havuzlu, Klimalı Tam Konforlu"   

 

Elif Pansiyon Apart Otel

ELİF PANSİYON APART OTEL Cumhuriyet Mah.Sarıcapaşa Cad. No: 10 / 9 Şarköy Tel: 0282 518 27 52Fax: 0282 518 54 31 

 

Sihirli Eller Güzellik Salonu

"Bir saatte tepeden tırnağa güzellik için doğru adres"                SİHİRLİ ELLER'de; Nişan başı, Gelin başı, Fön, Kesim, Balyaj, Boya, Dip Boya, Röfle, Gölge, Topuz, Maşa, Lazer Düzleştirici, Perma, Manikür, Pedikür, Kaş, Bıyık, Yüz, Yüz Masajı, Saç Maskesi, Jakülizi Masaj Koltuğu, Parefin El Bakımı, Özel Saç Kesimi, Keratinli Boncuk Kaynak, Organik Boya..VE bunların hepsi İstanbul, Ankara, İzmir fiyatlarının yarısına gerçekleşiyor. SİHİRLİ ELLER GÜZELLİK SALONUŞENNUR ASLANCumhuriyet Mah. Atatürk Cad. (Ziraat Bankası yanı) ŞarköyTel: 0282 518 63 00

 

Sedef Pansiyon

40 Yıllık DeneyimŞarapları ile ünlü bağların içinden geçerek Şarköy'e geldiniz. Denize girmek eğlenmek.. tatilin keyfini yaşamak istiyorsunuz. 2006 Mayıs ayında Uluslararası temizliğin simgesi Mavi Bayrakla ödüllendirilen Şarköy plajına tam iki adım ötede bulunan SEDEF PANSİYON sizleri misafir etmek için bekliyor.  Devamlı sıcak su..otel ayarında konfor..deniz manzaralı, mutfağı, pansiyon altında barı ile sizleri deniz, kum ve güneşin tadını çıkarın.  SEDEF PANSİYON 2008 YAZ FİYATLARI 1 Kişilik Oda Fiyatı : 25 YTL 2 Kişilik Oda Fiyatı : 35 YTL 3 Kişilik Oda Fiyatı : 45 YTL 4 Kişilik Oda Fiyatı : 60 YTL 5 Kişilik Apart Daire : 80 YTL (Klimalı 87 YTL) Apart Dairelerde 5 yatak, Banyo, WC, TV, Mutfak, Mutfak gereçleri "Bir telefon edin yerinizi ayıralım" Ünver ve Müberra Başer'in konuğu olun doya doya bir tatil yaşayın. 

Yazarlarımız

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------