Şarköyün Sesi Gazetesi Haber ve Bilgi Portalı

Tuesday
Jan 06th
Metin Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Şarköy arrow Kemal KIRAR arrow PRENSİN YEMİNİ
PRENSİN YEMİNİ PDF
Cuma, 11 Nisan 2008

 Genelde İstanbul özelde Şarköy’ün efsane isimlerinden “Aksaraylı Prens Müştak”tan bir anekdot daha...

 

Hatırlarsanız, birkaç hafta evvel Müştak Amca’nın başından geçen bir olayı naklettiydim. Ama ne yazık ki müddet-i ömründe (evlendikten sonra elbette!) zamparalık yapmayan o hakiki kabadayıyı, “âlem-kadın-kabadayı” üçgenine sokmuş gibi göründüm (ya da siz öyle anladınız)!

 

İstanbulluluğa has kabadayılığın son numunelerinden olan Aksaraylı Prens Müştak’ı her yönüyle tanımak lazım: Mesela, aynı hatayı üst üste “3” kez tekrarlayan birinin kulağını -canı yanmasın diye- uzun uzun ovalayıp sonra da bu iflah olmaz müptezelin kulak memesinin alt kısmına, “Bu da kulağına küpe olsun!” anlamında minik bir çizik çektiğini de bilmek lazım! (Merak eden, Aksaray’da kulağı Müştak Amca tarafından çizilmiş vaziyette gezenleri bulabilir.) Onun hiç hazzetmediği tipler: “Sigara kâğıdı kadar günahım varsa, akrep iftarım olsun!” diyen bitirimlerdi. Söz’e ve yemin’e çok bağlıydı; hatta bazen haksız yere can yakmayı göze alarak!

 

İşte size, trajikomik bir Prens Müştak hikâyesi...

 

Müştak Tüzünsü (soy ismi, “temiz asker” anlamına gelmektedir), 1970’lerin sonlarında -iki yakın dostuyla- Ege sahillerde bir geziye çıkar. Amaç İzmir, Kuşadası, Marmaris yörelerinde hem satın alınacak arazi bakmak hem de öylesine dolaşmaktır. Gezinin Marmaris ayağında bir pansiyonda konaklamaları gerekir ve elbette akşam yemeği için hazırlık yapmak da Prens Amca’ya düşer (tanıyanlar, mutfakta bir sihirbaz olduğunun hakkını teslim ederler). Güzel bir salata yapmak için taze soğan, marul, maydanoz vb. almak için bir pazar tezgâhına yaklaşır bizimkiler... Onu ver, bunu ver filan derken: Müştak Amca bir ara duraklar ve pazarcıya, “Birader, yanımdakine ‘5 lira’ dedin; ama bize gelince bu mübarek maydanoz ‘10 lira’ oluverdi; ne iştir, anlayalım!” der. Pazarcı gayet sakin ve pervasızca: “Aman akideş, ona ‘5’ sana ‘10 lira’ işte!” deyiverir. Vakti zamanında İstanbul’da başa güreşen nam-ı diğer Prens Müştak (yağlı güreş çayırındaki güreşlerle karıştırmayın sakın!), muhatabının kulağına eğilir ve “Hadi al şu ‘10 lira’yı da iki demet veriver; uzatma bu işi.” diyerek işi tatlıya bağlamak ister. Turist sever (!) beyimiz bu duruma kızmış olmalı ki “Alacaksan al, almayacaksan alma akideş!” deyip maydanoz demetini kapıverir Müştak Amca’nın elinden. Prens Müştak, enayi yerine konulduğuna mı yansın, yoksa tezgâhtan kovulduğuna mı?! Güneşten kızarmış yanakları ve çatık kaşlarıyla ters ters bakan Marmarisli pazarcıya doğru bir hamle yapacakken de kendini havada bulur zaten: Her ikisi de kendinden hayli uzun ve bir o kadar da okkalı olan dostları (birisi eski İstanbul polis müdürlerinden Abdullah Bey’dir) bir rezillik çıkmaması için Müştak Amca’yı askıya alıvermişlerdir! Prens Müştak -o anki öfkesinden olsa gerek- oracıkta bir yemin eder: “Şu andan itibaren -özellikle ‘akideş’ diyen- ilk tesadüf ettiğim Marmarisliyi döveceğim!” diye.

 

Aradan dört sene geçer...

 

Bu zaman zarfında, hemen her gece Müştak Amca’nın rüyasında bir maydanoz demeti vardır (!) ve tabir yerindeyse, hayat Prens’imize zehir olmuştur. Bir akşam, “Kumkapı Dörtler”de oturup yakınlarıyla rakı içerken (başka bir şey içmezdi zaten), yandaki üç kişilik masadan “akideş-makideş” sözleri (!) çalınır Aksaraylı Prens Müştak’ın kulağına: Egeli oldukları besbelli olan masa komşularından biri, ikide bir “Akideş öyle oldu...” ya da “O da geliveseymiş akideş...” filan gibi sözler sarf etmektedir. Ettiği yemini unutmayan Prens Müştak, yanındakilere çaktırmadan “akideş’lerin masası”na sızar ve o sıklıkla “akideş” diyen beyefendiye yaklaşıp şöyle der: “Nerelisin kardeşim?” Cevap, çınlayan bir zil gibi gelir: “Marmarisliyim akideş, ne oldu ki!" O anda olan olur: Prens’in “Bayrampaşa yokuşu” diye tabir edilen ve yukarıdan aşağıya doğru kırk beş derecelik açıyla inen -ve yiyenin bir süre yerden kalkamadığı- sol tokadı patlayıverir “akideş” diyenin kulağının arkasında! Sadece tokadı yiyen değil, hemen onun yanında oturan arkadaşı ve üzeri çeşit çeşit mezeyle dolu masa da hâk ile yeksan olmuştur!

 

Müştak Amca, herkesin şaşkınlıktan donup kaldığı bu andan istifade ederek yarı baygın yatan akideş’e doğru eğilir ve “Vur kardeşim!” der, “İstediğin kadar vur bana! Yeminim vardı ve yerine getirmem şarttı; erkek sözü, elimi dahi kıpırdatmayacağım: İstediğin kadar vurabilirsin!” Şaşkın ve tokadın tesiriyle adeta sarhoş olan talihsiz “akideş”, hâlâ şöyle söylenmektedir: “Git akideş, uzak dur benden!.. Neden sana vuracakmışım akideş!”

 

Prens ise bu arada sadece adamın ağzını kapatmaya çalışmakla meşgul elbette: “Sus be delikanlı, sus! Akideş dedikçe aklıma geliyor; Allah’ını seviyorsan sus!!!”

 

» 3 Yorumlar
1"OLMOYORU BÜLE AKİDEŞ"
de Cumartesi, 12 Nisan 2008 06:33tarafından M.H.Umar
Yazarı Rotterdam'da, okuru Birgi-Ödemiş'te, yayınlayanı Şarköy'de... Olmuyoru büle AKİDEŞ! 
 
Haa, unutmadan: Birgi'de masa düzenlere maydonoz bedava. Beklerim sizi de.
2"Nesli tukenen KABADAYILAR"
de Cumartesi, 12 Nisan 2008 08:50tarafından Kamil KOPUZ
Kemalcigim hikayen cok guzel,hele o eski osmanlica kelimelerle anlatman ise harika. Bu insanlar guzel Istanbul'umuzun sembolleridir.Toplum duzenine katkilari bile vardir.Bu guzel hikayelerinin devamini mutlaka getirmelisin.Burda bir seyi ifade etmeme izin ver.Marmaris'de yasanan akides hikayesinin tum turizm beldelerimizde halan yasaniyor olmasi cok acidir.Bizim turizm sektorunde olanlarin son yillarda Turk turimini nasil perisan ve iflas ettirdiklerini kimse dile getirmiyor.Bu kucuk ornek Turk vatandasinin kendi vatandasina yaptiginin bir ornegi .Soruyorum ? Acaba? Yabancilara neler yapiyorlar? 
 
Saygilarimla 
 
Kamil Kopuz
3Yorum
de Pazartesi, 21 Nisan 2008 22:40tarafından Mehmet Demirbas RKTSM.KORO
Ben aslen Muglali bir kisi olarak,hemsehrilerimden sunu duymustum,Marmaris Bandirma spor maçinda,Bandirma sporlular Bandirma,Bandirma diye tezahurat yaparlar Marmaris lilerde[bandirmak] bandircez,bandircez derler.Hosçakalin selam.Mehmet Demirbas
» Yorumu Gönder
Email (Üyeler adresinizi göremez)
İsim
Başlık
Yorum
 _EASYCOMMENTS_REMAINING_CHARS
 
< Önceki   Sonraki >

Tanıtım

10 Saatte Windsurf Eğitimi


İstanbul’a 2,5 saat  uzaklıkta  olan Şarköy Surf Merkezine günü birlik  gelip gerek eğitim alma gerekse  malzeme kiralayarak surf yapma imkanınız var.

Daha detaylı  bilgiler için  www.surfsarkoy.com  adresini ziyaret etmenizi öneririz.

 
Advertisement
 
 

Mürefte.İnfo - Mürefte tanıtım sitesi

Gazeteler

Şarköyün Sesi Gazetesi Haber ve Bilgi Portalı PRENSİN YEMİNİ - Şarköyün Sesi Gazetesi Haber ve Bilgi Portalı - Şarköyün Sesi Gazetesi Haber ve Bilgi Portalı Untitled Document
Hürriyet Sabah Milliyet Yeni Şafak Türkiye Vatan
Star Cumhuriyet Radikal Akşam Zaman Posta

Sizinde reklamınız burada yer alabilir.

Reklamlar

 

SOHBET MOTEL

Şarköy'ün en güzel manzaraya sahip motelinde konaklamak, denize sadece ve sadece iki adımda ulaşmak istiyorsanız sizi SOHBET MOTEL'e bekliyoruz.         

 

Sedef Motel

"Havuzlu, Klimalı Tam Konforlu"   

 

Elif Pansiyon Apart Otel

ELİF PANSİYON APART OTEL Cumhuriyet Mah.Sarıcapaşa Cad. No: 10 / 9 Şarköy Tel: 0282 518 27 52Fax: 0282 518 54 31 

 

Sihirli Eller Güzellik Salonu

"Bir saatte tepeden tırnağa güzellik için doğru adres"                SİHİRLİ ELLER'de; Nişan başı, Gelin başı, Fön, Kesim, Balyaj, Boya, Dip Boya, Röfle, Gölge, Topuz, Maşa, Lazer Düzleştirici, Perma, Manikür, Pedikür, Kaş, Bıyık, Yüz, Yüz Masajı, Saç Maskesi, Jakülizi Masaj Koltuğu, Parefin El Bakımı, Özel Saç Kesimi, Keratinli Boncuk Kaynak, Organik Boya..VE bunların hepsi İstanbul, Ankara, İzmir fiyatlarının yarısına gerçekleşiyor. SİHİRLİ ELLER GÜZELLİK SALONUŞENNUR ASLANCumhuriyet Mah. Atatürk Cad. (Ziraat Bankası yanı) ŞarköyTel: 0282 518 63 00

 

Sedef Pansiyon

40 Yıllık DeneyimŞarapları ile ünlü bağların içinden geçerek Şarköy'e geldiniz. Denize girmek eğlenmek.. tatilin keyfini yaşamak istiyorsunuz. 2006 Mayıs ayında Uluslararası temizliğin simgesi Mavi Bayrakla ödüllendirilen Şarköy plajına tam iki adım ötede bulunan SEDEF PANSİYON sizleri misafir etmek için bekliyor.  Devamlı sıcak su..otel ayarında konfor..deniz manzaralı, mutfağı, pansiyon altında barı ile sizleri deniz, kum ve güneşin tadını çıkarın.  SEDEF PANSİYON 2008 YAZ FİYATLARI 1 Kişilik Oda Fiyatı : 25 YTL 2 Kişilik Oda Fiyatı : 35 YTL 3 Kişilik Oda Fiyatı : 45 YTL 4 Kişilik Oda Fiyatı : 60 YTL 5 Kişilik Apart Daire : 80 YTL (Klimalı 87 YTL) Apart Dairelerde 5 yatak, Banyo, WC, TV, Mutfak, Mutfak gereçleri "Bir telefon edin yerinizi ayıralım" Ünver ve Müberra Başer'in konuğu olun doya doya bir tatil yaşayın. 

Yazarlarımız

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------