|
Hey gidi hey!.. Hey ki hey hey! Her türlü (ama her türlü!) şey aklıma gelirdi de bir oltacılık serüveni, bir balık-deniz güncesi yazacağım aklıma gelmezdi. Şimdi size, ikamet ettiğim memleketten bir günce uçuruyorum... Strateji de Ne Ola ki? Hollanda’nın Kuzey Denizi’ne bakan bir limanından açıldık bir pazar sabahı... Burada, benim gibi kıtıpiyos oltacıların açık deniz oltacılığı yapma imkânı ancak bu şekilde oluyor: Yaklaşık 20-30 kişiyi -irice bir alamana benzeri- pis bir yük teknesine yığıp 6-7 saat turlatıyorlar!.. Her şey saatle: 1-2 saat yol aldıktan sonra, biri çıkıyor ortaya ve benim hâlâ öğrenemediğim Felemenk dilinde bir şeyler söylüyor ve hemen akabinde de herkese çapari kamışlarını üleştiriyor (kamışını yanında getiren mi? Canım dedik ya kıtıpiyosuz diye!). Ahalinin bir kısmı iskele bir kısmı da sancak tarafına (iyi bari sağ’ı sol’u öğrenmişim Şarköy’de) sıralanıyor ve rüzgâr nereden esermiş, derinlik neymiş filan gibi lüzumsuz ve vakit kaybettiren (!) mevzulara kulak asmadan, yallah!.. Hesap-kitap strateji? O ne ola ki! Uskumru dışında bir şey de gelmez zaten, merak etmeyin sakın! Donanım ve Nevalemiz Vallahi benim dışımdakiler de pek farklı değildi gerçi ya; nasıl bir donanım içinde olduğumu maddeler halinde sıralayayım en iyisi: * Hava burada devamlı olarak ya yağmurlu ya da puslu olduğu için, her zamanki pardösüm ve kareli bir gömlek. * Onun üstüne de kazak. (Üşürüm filan belli mi olur!) * Ecnebilerin, gelişmiş karın kaslarından mülhem olarak “6-packs” dedikleri 6’lık bir Heineken seti. (Beraber gittiğimiz arkadaş da iki set tedariklemiş Allah’tan!) * Tuzlu fıstık. (Biranın yanında reçel alacak değildim ya canım!) * Seneler sonra bakıp “Vay be, ne balıklar avlamışım!” diyebilmek için bir fotoğraf makinesi ve her balığı tek tek güverte ederken (jargonu kaptım be!) görsel’e hapsedebilmek için de -her ihtimale karşı- 3 makara 36’lık film. (Evet, hâlâ dijitale geçemedim; n’olmuş yani!) * Osmanlı’da Balıkçılık üst başlıklı uzunca bir makale. (Kamışı teknenin yanına dayayıp balık beklerken (!) canım sıkılmasın, diye.) Hilafım Varsa... Lafa yekûn tutayım... Seyrimiz süresince 3 kez konakladık (demir mi atmış olduk yoksa!)... Her defasında, Allah (c.c.) sizi inandırsın (bana inanmayacağınızı anlamış bulunuyorum çünkü) 7-8 tane kıpır kıpır “uskumru (Scomber scombrus)” çektim; hani şu kuyruk yüzgeci çatal yapılı, sırtı mavi yeşil harelerle vücuduna dik inen 23-35 adet çizgilerle kaplı olup sırt deseni çok güzel ve göz alıcı olan balıktan. Toplam sayıyı da bugünmüş gibi hatırlıyorum: 23 tane! Hatta, 4 tane de buldum?! Etti mi size (yani bana) 27! Herhalde marihuanayı çekip çekip kafası güzel olan Hollandalılar düşürmüştü ayaklarımın altına!.. Mutlaka duymuşsunuzdur: Burada o eşek nanesi gibi kokan meret serbestçe içiliyor; hatta, “İçmiyorum/içmedim!” diyeni dövüyorlar! (Ama adam dövmenin ceza-i müeyyidesi var elbette.) Latife Bir Yana Gülersiniz elbette... Gülersiniz!.. Marmara’nın tek mavi bayraklı sahilinden Çetro ile denize açılmanın keyfi bir başkadır; onu ben de biliyorum! Ama inanın ki burada sadece sizi düşünerek ayakta durabiliyorum; ha, ona da ayakta durmak denirse!
» 3 Yorumlar
1"O KAFAYLA ANCA BU KADAR" de Pazartesi, 19 Mayıs 2008 09:33
Üstadım Şarköy anıları yanında buralardan da bir şeylerin anlatımı gerek demekki. Değilse burdaki halini kim bile. Yine de buraları fazla yazma ucu bize dokunur sonra. Eşantiyonu ile 27 tane rast gelmiş zaten birazda kolay gele.
2"Hem " kıtıpiyoz hem Scomber scombrus "" de Pazartesi, 19 Mayıs 2008 17:29
Değerli çaba sahibi beyefendi, Mükemmel bir dolanım ve iyi bir sonuç diyemiyeceğim zira dört adetin sonucu tüm sepeti mundar yapmış...olmaz, ecnebinin Scomber scombrus ' tüsü mundardır....onları ecnebilere geri itelemeliydiniz veya ilgili kamarotu çağırarak suya iadesini sağlamalıydınız.... " Her defasında, Allah (c.c.) sizi inandırsın (bana inanmayacağınızı anlamış bulunuyorum çünkü) "...........üstadım bu beni yıktı bilesiniz...Tanrı sizi güldürecek, sever zekayı,... Saygım ve dostluğumla
3"Kiyamadin galiba" de Pazartesi, 19 Mayıs 2008 20:12
Sairim, ben katilmadim ama bu Kuzey Denizinde balik avina katilanlarin (Ava giden atar! deyimi ni bi yana birakirsak) yalancisiyim; cuvallar dolusu avlayanlarin yaninda siz galiba sanatci ruhuyla baliklara kiyamadiniz galiba.
» Yorumu Gönder
|