Nazif KARAÇAM
HALA O SORUNUN YANITINI MERAK EDERİM
| HALA O SORUNUN YANITINI MERAK EDERİM |
|
| Pazar, 13 Ocak 2008 | |
|
Her şey 1950'den sonra yozlaşmaya, temel ilke ve kurallarını yitirmeye başlamıştır. Bu altınlar borç karşılığı rehin edilmiştir. 1958 yılına gelindiğinde kasada para kalmamış, Adnan Menderes 5 milyon dolar borç aramaya başlamıştır. Zaten sonraki yıllarda yani, Demokrat Parti iktidardan gittikten, Sayın Süleyman Demirel Devri başladıktan sonra ülke Demirel'in ifadesiyle 5 sente muhtaç duruma gelmiştir. Neden gelmiştir? Planlı anlayış pilavlı anlayışa yerini terk edince ve Pilavlı Dönem'in yatırımları başlayınca bakılmış ve görülmüştür ki devletin bir ila 20 yıl arasında inşaatı devam eden beş binin üstünde yatırımı vardır ve geçmişte, açıklandığına göre bu inşaatlara 150 milyar dolar para harcanmıştır. Bunlar kaderine terk edilmiş inşaatlardır. Bu yatırım anlayışının bir benzeri Tekirdağ'daki Kültür Merkezinin temelleri toprağa gömülmüş halidir. Mali Disiplinin bozulması, Devlet Planlama Teşkilatının büyük ölçüde devre dışı bırakılması sonucu ülke herkesi şaşırtan bir para bolluğuna gömülmüştür. Yani karşılıksız para basılarak harcamalar, türbinlere şirin görünmeler enflasyonu beraberinde getirmiştir. Bu dönemde herkesin cebi parayla dolmuş, borç ödeme kolaylaşmıştır. Arabalar, katlar, traktörler, mobilyalar, buzdolapları, çamaşır makinaları ve akla gelebilecek ihtiyaçlar köylere kadar kaşılanır olmuştur. Ancak bununla beraber ekonominin harareti de yükselmiş, kurum ve kuruluşların denetimi gevşetilmiş ve bu arad bir gün bakılmış ki, bankalar hortumlanmış, paralar uçup gitmiştir. İflslar başlamıştır. Geçenlerde hortumlanan bankalar sorununa bakan yetkili Ahmet Ertürk basına yaptığı açıklamada geçmişte yaşanan bu olayda bankalardan 60 milyar dolar gittiğini, bunun ancak 16 milyar dolarının geri alınabildiğini söylemiştir. Banka kaynaklarının kötüye kullanılmasına örnek olarak, “özel uçak ile Paris'ten terzisini, Monaco'dan yemeğini getirenle oldu”ğunu açıklamıştır. Tabii bir yerde denetim ve kanun hakimiyeti, devlet disiplini ortadan kalkarsa bu tür şeylerin meydana gelmesi kaçınılmaz olur. Türkiye 25-30 yıl süren böyle bir alaturka dönem yaşamış, çok şeylerini kaybetmiştir. Yani halk ve devlet daha fazla borçlanmış, daha fazla fakirleşmiştir. Şuraya gelmek istiyorum: Demokrasiyi “Kadife eldiven içinde demir yumruk” olarak tarif ederler. Demokrasi zor bir yönetim biçimidir. Demokrasi yönetimsel, toplumsal disiplin, kanun hakimiyeti demektir. Oysa biz demokrasiyi 60 yıldan beri yanlış anlamışızdır. Hala da öyleyizdir. Demokrasiyi iktidarda herşeyi yapabileceğimiz şeklinde düşünürüz. Oysa demokrasilerde iktidarların her şeyi yapma şansı ve imkanı yoktur. Demokrasi tümüyle bir Hukuk ve Kanun Yönetimi demektir. Herkes bunun içinde kalmaya mecburdur. Bir gün öyle olacağını sanıyorum.
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
10 Saatte Windsurf Eğitimi![]() İstanbul’a 2,5 saat uzaklıkta olan Şarköy Surf Merkezine günü birlik gelip gerek eğitim alma gerekse malzeme kiralayarak surf yapma imkanınız var. Daha detaylı bilgiler için www.surfsarkoy.com adresini ziyaret etmenizi öneririz. |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |