|
Matbaa, gazete de Osmanlı'ya geç gelmiştir. Gazetenin bizim hayatımızda 150 yıllık bir geçmişi vardır. Yüzelli yıldan beri gazete okuyan Türk insanı sayı itibariyle bugün üç milyona ulaşmıştır. Yani bugün ülkemizde, 70 milyonluk nüfus içerisinde gazete okuyanların sayısı 3 milyon civarındadır. Gazete satışları onu göstermektedir. Demek oluyor ki gazete okumuyoruz. Aslında fazla bir şey okuyoruz. Okumadan bilgi ve kültür sahibi olacağımızı, uygarlık yarışında koşacağımızı sanıyoruz. Ne kadar büyük bir gaflet içerisindeyiz biliyormusunuz? Gazetenin durumu böyle olunca acaba Türkiye'de İNTERNET GAZETECİLİĞİ ne durumdadır. Öyle ya bilgisayar denilen harika teknoloji beraberinde interneti getirmiştir. İnsanlar aradıkları her şeyin internette olduğuna inanmaya başlamışlardır. Belki öyledir.
İnternet, Bilgisayar çağımızın en büyük BİLGİ ve KÜLTÜR DEVRİMİ'dir. Bununla beraber İnternet Gazeteciliği de giderek güç kazanmaktadır. İnternette kendine özel sayfalar, siteler açanlar, buralara yazı yazanlar, haber geçenler giderek çoğalmaktadır. Bu hareket biraz moda da olsa zaman içerisinde yeni bir bilgilenme, ilgilenme hareketi olacağı muhakkaktır. Bundan bir süre önce Amerikalı gazeteci Dan Xedek ile yapılan bir röportajı okudum. Amerika'da çıkan bir gazetede tasarımcı olarak çalışıyormuş. Gazetecilikte tasarım, sayfaları dekore etmek anlamına geliyormuş. Zannediyorum bizde buna Sayfa Düzenlemesi deniyor. Sayfa düzenlemesine Mizanpaj dendiği de olmuştur. Belki başka şeyler de denmiştir. Her şey zaman içerisinde değişiyor, gazetecilik de yeni bilgilerle, tekniklerle ilerlemeye devam ediyor. Ancak Amerika gazeteci bu konuda önemli bir şey söylüyor ve diyor ki, "İnternet haberciliği ne olduğunu, gazete ise haberin ne anlama geldiğini ifade etmektedir. "Ya İnternet gazeteciliğinde bir haber çıkar, öyle kalır. Oysa gazetede haberin sonuna kadar gitme şekli vardır. Yani "Haberi Takip" vardır. Bu yöntemle okuyucu da olayın sonucunu merak etmesi giderilmiş olur. İnternet gazeteciliğinde bunun olmadığını söylemek istiyor Amerikalı gazeteci. Amerikalı gazeteci bir şey daha söylüyor ki o da önemli. Ona göre gazete kalıcı ilgi demektir. Bana göre de doğru bir tespittir. Gazeteye giren bilgi kaybolmaz. Ak kağıt üstünde kara yazıyı silmek mümkün değildir. Hatta derler ki gazetenin sayfalarına düşen orada kalır. Nasıl düştüyse yıllar sonra onu orada açık biçimde bulursunuz. Biz bundan dolayı siyasetçiler, idareciler gazeteciyle iyi geçinmek zorundadırlar. Çünkü onların çalışmaları, onların söyledikleri, onların hayatı bir anlamda toplumu ilgilendirir, toplumda ilgi yaratır. Olaya İnternet Gazeteciliği'nden girdik, siyasetçilere, idarecilere geldik ve gazetenin önemli bir bilgi aracı olduğuna işaret ettik. Bu durumda İnternet gazeteciliği, gazeteyi, kitabı yok edebilir mi? Şimdi dünya bunu tartışıyor. Bana göre bundan sonra da gazete, gazetecilik ve kitap hep olacaktır. Çünkü insanoğlu önce kağıdı sevmiştir. Kağıdı yaratan odunla ısınmış, evini barkını, eşyalarını onunla yapmıştır. Yeni yılın son yazısı, yeni yılın ilk yazısı. Bundan sonra yazmaya devam edermiyiz, etmezmiyiz bilemiyorum. Yaşımız 80'e merdiven dayadığına göre artık kenara çekilmek gerektiğini düşünüyorum. Öyle de olması gerekir, değil mi? Belki bir süre yazılarıma ara vermiş olurum. Şimdilik hoşçakalın, sağlıklı kalın.
» 2 Yorumlar
1"Erişim ve Bilişim" de Cuma, 27 Şubat 2009 11:45
Geri kalmışlığımızı konuşarak değil ,ŞARKÖY ve Tüm Trakyalılar olarak birbirimize ve sizin gibi yazarlara saygılı olup yorumlarını anlamaya çalışmakla aşmalıyız.Fakat Halen Mavi Bayrak Felsefesine Yakışır bir İnternet erişimi Şarköyün çevresinde ve Yazlıklarında bulunmamakta.
2"LÜKS HAYAT" de Pazar, 28 Mart 2010 06:36
LÜKS HAYAT Dünyanın en güzel yerlerinde Yalılar, apartmanlar Altın yaldızlı mobilyalar Duvarlarda müzelerden çalıntı tablolar Tüm sülaleye Limuzinler, Mercedesler Aşçısını beraberinde getirenler Dünyanın her köşesinden getirtilen Ekstra yiyecekler, içecekler Yedi yıldızlı otellerde tatiller Lüks hayat Lüks hayat Oyları kap Sırtına bin vatandaşın Yan gel de yat keyfine bak Oh ne rahat O ne rahat Var mı senin gibisi Lüks hayat Hanımları alışverişe Pariste, Londrada Yüz binlerce dolar harcamaya Beyler takılır Yurt dışında Sözüm ona iş peşine Oysa koşarlar tek nefes Piliçlerin peşinde Oh ne rahat Oh ne rahat Sen ne imişsin be Lüks hayat Vatandaş inlerken bir köşede Onlar yaşarlar lüks hayat içinde Bu yazının sonu gelmez Bunların yaptıklarını Yazmaya Denizler mürekkep olsa Ağaçlar kalem Yinede yetmez Yinede yetmez Bu yazıları bitirmeye
» Yorumu Gönder
|