Nazif KARAÇAM
KADININ ADI HİÇ OLMADI
| KADININ ADI HİÇ OLMADI |
|
| Cuma, 14 Aralık 2007 | |
|
Geçtiğimiz günlerde Türkiye'de ve dünyada "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü" kutlandı. Kadınlar, kadın kuruluşları kendilerine yönelik şiddeti olanca yönleriyle ortaya koyarak, kamuoyunu üzerlerine ve konuya çekmeye çalıştılar. Ne kadar yankı buldular, ne kadar etkili oldular, onu zaman gösterecek. Ancak Türk toplumunda, Atatürk'ün Kadın Devrimi'ne rağmen bu toplumun genelinde KADININ ADI YOK'tur. Atatürk ve İnönü yönetimleri dönemi hariç, toplumda kadının adı hiç olmadı. Nitekim Başbakanlık Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü reporları da bunu göstermekte, Türkiye'de kadına şiddet ve taciz devam etmektedir. Yayımlanan resmi raporlara göre 2006 yılında ülkemizde kayıt altına alınmış 72 bin 643 kadın şiddete maruz kalmıştır. 842 kadın da öldürülmüştür. 466 kadın ise çeşitli nedenlerden intihar etmiştir. Yine aynı rapora göre 22 bin 884 kadın darp edilmiştir. Yani dövülmüştür. “Ancak ben bu rakamın doğru olmadığı kanaatindeyim. Zira daha önceki yıllarda söyleyen Türkiye'de 3.5 milyon dolayında kadının eşlerinden her gün dayak yedikleri yolundaydı. Şayet dayak yiyen kadın sayısı bu kadar azalmışsa bunun üzerine eğilenler için konu bir teselli nedeni olmalıdır. Başbakanlık Kadın Statüsü Genel Müdürlüğünün 2006 yılı raporunda başka bilgiler de bulunmaktadır. Bu raporda ki yukardaki bilgilerin dışında ülkemizde 2006 yılında 15 bine yakın kadın, şiddete maruz kalmıştır. 113 kadında tecavüze uğramıştır. Kadın Sığınma, barınma yerlerine başvuran kadın sayısı ise belli değildir. “Taciz ise kadınların en büyük sorun ve korkularından biridir. Kadına taciz olaylarının yüzde 46'sı işyerinde yaşanmaktadır. Hatta buralarda 2006 yılında 8 kadının çalışma hayatı ölümle sonuçlanmıştır.” Bir toplumda kadına şiddet, kadına tecavüz, kadına dayak atmak ilkelliktir. Geri kalmışlığın, az gelişmişliğin göstergesidir. Eğitimsizliğin, kadın varlığının toplumu tamamlayan, erkek milletinin yaşamını bütünleştiren bir varlık olduğunun bilinmemesidir. Şüphesiz kadına şiddetin yoğun olduğu toplumlar daha ziyade kadını İkinci Sınıf İnsan kabul eden bir kültürün, bir geleneğin sahibi olan İslam ülkeleridir. Bu ülkelerde kadın hala bütünüyle topluma, hayata dahil olmuş değildir. Suudi Arabistan'da kadınlara araba kullanmaları hala yasaktır. Kadın buralarda hala kapalıdır, kapının arkasındadır. Türkiye'de Ilımlı İslamlaşma Hareketi'nde kadının yeri biraz daha geri çekilmek istenmektedir. Kadının örtünme sürecine girmesi, başını sarmalaması, kadın erkek eşitliğinin giderek bozulması bunun işaretidir. Türkiye'de aile mal varlığının % 84'ünün erkeğin üzerinde olduğu ayrı bir sorundur. Türkiye'de kadına, kızlara, çocuklara şiddet önlenebilir mi? Elbet önlenebilir mi? Elbet önlenebilir. Ancak bu eğitim biçimi ile olmaz.Bu eğitim kadına nazik davranılması bilgisini vermemektedir. Zira okullara da şiddet girmiştir. Öğretmenlerin bundan şikayetçi oldukları basında yer almıştır. Tabii sorun Toplumsal Disiplin'in bozulmasından, sık sık gündeme gelen aflardan, eğitim yetersizliğinden, ekonomik yoksulluktan gelmektedir. Bu bağlamda kadınla ilgili geleneksel kültür ve anlayışın hızla değiştirilmesine etki yapacak çalışmaların gündeme gelmesi, bunların yapılması gerekir. Belki bu ŞART bir gün yerine getirilir. Bilemem.
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
10 Saatte Windsurf Eğitimi![]() İstanbul’a 2,5 saat uzaklıkta olan Şarköy Surf Merkezine günü birlik gelip gerek eğitim alma gerekse malzeme kiralayarak surf yapma imkanınız var. Daha detaylı bilgiler için www.surfsarkoy.com adresini ziyaret etmenizi öneririz. |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |