Serdar SEREN
Ezeli Rekabet
| Ezeli Rekabet |
|
| Cuma, 14 Mart 2008 | |
|
Çıkıp İstanbul’dan, Ege taraflarına kıvrıldınız mı, daha bir Göztepe-Karşıyaka olur bu rekabetin rengi. Doğu’ya yolu düşmüş olanlar bilirler ki; Malatya-Elazığ rekabeti de solumaya değerdir. Hangi Karadenizli bilmez Trabzon-Samsun arasındaki haleti ruhiyeyi?! (Hoş, Trabzon’u, aslen büyüklerle arasındaki rekabetle anmak –hala- daha doğru olacaktır ancak bu bahsettiğim il-bölge bazındaki durum.) Başkent’in Gençler’i ile Gücü de bu tatlı rekabetin önemli unsurlarıdır.
Belki de şu an unuttuğum-aklıma gelmeyen ya da bilmediğim ne rekabetler var memlekette. Çünkü tamamını bilebilmek gerçekten çok zor. Hatta bu işe yerel takımları da katmaya kalkarsak, kimbilir neler vardır?! Örneğin düşünsenize Şarköyspor ve Müreftespor’un daha yüksek bir ligde olduklarını ve aynı ligde kapıştıklarını?! Yüzde yüz, Trakya’nın en ateşli rekabeti olurdu.
Bunca takımdan ve rekabetten bahsettim ama asıl anlatmak istediğim başkaydı. Takım isimlerinden çok; rekabet kavramının kendisinin önemine vurgu yapacaktım.
Galatasaraylısınız veya Fenerbahçeli... Düşünün; ikisinden biri bu ligden düşüyor. Ne olur? En fazla birkaç gün rakibinizi kızdırırsınız ama emin olun çok kısa sürede sıkılmaya başlarsınız. Peki neden? Çünkü rekabet dediğimiz kavramda, taraflar vardır. Bu kavramı var eden; iki taraf olması zorunluluğudur. Yani rakibiniz yoksa rekabetiniz de yoktur. Bu anlamda, hep şunu düşünmüşümdür; birbirinden nefret eder gözüken rakipler, aslında bilinçaltında birbirlerini severler. Çünkü ihtiyaç duyarlar. O sinerjinin, ateşin, coşkunun sebebidir varlıkları. Sadece birbirlerine ihtiyaç duymaları da değildir birbirlerini sevme nedenleri. Ayrıca, aynıdırlar da! Üzerlerindeki formaları değiştirin, aslında benzer düşünce ve yapılarda insanlardır. Yani sadece renkleri farklıdır. Bunu fark etmek ya da biliyor olmak da bir başka bağlarıdır. Farkında olmasalar da, olmasak da...
Yani aslında buradan, “birbirimizden nefret etmemizi sağlayan; birbirimize duyduğumuz gereksinim ve sevgidir” gibi kaotik, paradoks ya da tezat bir durum çıkıyor ortaya. Bilemiyorum. Ama böyle...
Bazen birbirimizi kızdırmak için “tek büyüğüz” deriz. Oysa tek olmak sıkıcıdır. Tek olmak –adı üzerinde- yalnızlıktır. Ve insan yalnız yaşayamaz. Karşı tarafınız var ise taraftarsınızdır. Koyu ve sıkı rekabetlere...
Sevgiyle...
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
10 Saatte Windsurf Eğitimi![]() İstanbul’a 2,5 saat uzaklıkta olan Şarköy Surf Merkezine günü birlik gelip gerek eğitim alma gerekse malzeme kiralayarak surf yapma imkanınız var. Daha detaylı bilgiler için www.surfsarkoy.com adresini ziyaret etmenizi öneririz. |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |