Serdar SEREN
ŞİMDİKİ DE FUTBOL MU!
| ŞİMDİKİ DE FUTBOL MU! |
|
| Cumartesi, 01 Mart 2008 | |
|
‘40’lı seneler... Fenerbahçe, Bursa’da Bursaspor ile oynuyor ve tahmin edileceği üzre, üst üste Bursaspor ağlarını dalgalandırıyor. İkinci haftayımda (half time) Bursa Valisi, ahalinin hislerine tercüman olmak amacıyla devreye giriyor ve “Çağırın şu kara donluyu!” diyor. Hakem, maçı durduruyor ve huzura (!) çıkıyor. Vali’nin sözleri ibretlik: “Efendi, efendi!.. İlimin takımı mağdur durumda; yoksa farkında değil misin! Şu andan itibaren top, bir o direklerin, bir öbür direklerin arasından geçecek; biraz hakça davranın?!” Evet, spordan anlamak (!) ve demokrat olmak böyle bir hadiseye sebebiyet verebiliyor demek ki... Daha eskilere, benim oyunculuk zamanlarıma gidelim isterseniz. Hem böylece, bazı futbol terimlerinin “Osmanlı Türkçesi”ndeki karşılıklarını da öğrenmiş olursunuz. O vakitler, oyuncu-seyirci münasebeti çok daha yakın, çok daha kuvvetliydi. Takımının zor durumda olması halinde bazı seyirciler dayanamaz ve sahaya inerler; hakem marifetiyle yakalanıp derdest edilene (!) dek de becerilerini sergilerlerdi! Hatta, "geri dörtlü (cihâr’ül kümbed)"ye iltihak edip "gol (dâhil-i kal’a)" atan (!) birini dahi bugün gibi hatırlarım. Bu gibi durumlara mani olmak amacıyla, "F.I.F.A. (Fanatik İhvanı Frenleme Ajansı)" tarafından bir Kânun Hükmünde Kararname neşredildiğini de belki duymuşsunuzdur. Neşredilen K.H.K., sadece seyircilerin "offside (hücum-ı beleş)"dan attığı gollerle alakadar oluyordu gerçi; ama hiç yoktan iyiydi gene de... Hülasa, eski seyirciler “interactive” idi! O zamanki futbol, umumiyetle "adam adama (âdem-i âdemiyye)" mücadele şeklinde oynanır; herkesin bir adamı olur ve o adam katiyetle rahat bırakılmaz; ama "faul (darbe-i abes)" de pek yapılmazdı. Mesela, bizim takımda bir Azmi vardı. Hani, ismiyle müsemma, derler ya: aynen öyle. Aman efendim, o ne azim! Peşine takıldığı rakibini bir lahza olsun rahat bırakmaz; adım dahi attırmazdı adeta. “Hicaz pulu” gibi adamdı sizin anlayacağınız. Süratliydi de: Onun ayağından topu ancak "elle müdahale (darbe-i müstehcen)" ederek alabilirlerdi. Siz şimdi, kalelerimizde file olup olmadığını düşünüyorsunuzdur, eminim. Onun çaresini de bulduk; merak etmeyin! Müsabaka günleri, balıkçı Anastas’a müracaat ederdik! Gerçi Anastas, balık ağlarını ne için kullandığımızı -tahminimce- hiçbir zaman öğrenemedi; yoksa, böyle bir şey söyler miydi: “Çocuklar, voliye çıkacağım; iyisi mi bu hafta ben size paraketeyi vereyim?!”
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
10 Saatte Windsurf Eğitimi![]() İstanbul’a 2,5 saat uzaklıkta olan Şarköy Surf Merkezine günü birlik gelip gerek eğitim alma gerekse malzeme kiralayarak surf yapma imkanınız var. Daha detaylı bilgiler için www.surfsarkoy.com adresini ziyaret etmenizi öneririz. |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |