|
Birinci Turizm Toplantısı 4 kişi ile toplanarak fiyasko ile sonuçlanınca, bu kez iş sıkı tutuldu. Zabıtalar esnafı dolaştı, süreki anonslar yapıldı. Kaymakam "gelmeyen hakkında soruşturma açarım" diye bir de gözdağı verince, toplantıya 103 kişi katıldı. Kaymakam her yıl rutin olarak geçmiş dönemde kaymakamlar ne anlattıysa önündeki kağıttan 3 gün 3 gece çalıştım dediği bilgileri salonu dolduranlara okudu. Okuma bitince de kendisine her gün 20 şikayet dilekçesi geldiğinden yakındı. Turizm toplantısında Kaymakam Türkdoğan, Edirneli gazeteci arkadaşımızın sitelerinin bitişiğindeki çağ bahçesinin müzik yayınından şikayetçi olan dilekçesini "destan" olarak nitelemesi, şikayet dilekçelerinin fazlalığından yakınması dikkat çekti. Turizm toplantısında Şarköy'de uyulması gereken kurallar anlatılarak toplantı sona erdi. Şarköy'ü tam 6 yıldır dağ dere tepe demeden, köy köy, sokak sokak, beldeleriyle birlikte takip ediyorum. Yanlış, hatalı gördüklerimi kamuoyuna duyuruyorum. Şarköy'de yaşanılan bir çok olayı bizden duyuyorsunuz..Şu anki sorumluluğum sadece gazeteci olarak değil..belediye başkanlığına aday olmuş, beş yıl sonra da aday olacak biri olarak fazla.. Ben seçim meydanlarında Şarköy'ü Süleyman Altınok'un yönetemeyeceğini söyledim..Sözümün arkasındayım..Bu beş yıl Süleyman Altınok'a 50 yıl gibi gelecek..Çünkü 5 yıl boş kaldı..dinlendi..CHP yönetimi, Süleyman beyi evinden alıp, belediye başkan adayı yaptılar.. Süleyman bey 5 yıl dinlendiği süre zarfında Can Gürsoy'un icraatlarını takip eden bir anlayışta olmadı.. Halkımız kendi yaşadığı sorunlara sahip çıkmayan, kötü gönünde yanında olmayan Süleyman beyi, CHP'yi büyük farkla iktidara getirdi.. AKP'den kurtulalım..Can Gürsoy gitsin psikolojisi ile haraket edilerek oylar verildi. Beşyıl boyunca evinde oturduğu sürede Süleyman Altınok'un proje geliştirmiş olması gerekiyor değil mi? Seçildiği günden bu yana şöyle ciddi bir proje henüz ortada yok..Şu ana kadar tek görünen proje, seçim meydanlarında verilen büfe,çay bahçesi, tuvalet, geçici işçi alımı, CHP üyesi yada seçmenlerine, mütaahitlere imar değişikliği yapılarak, içki ruhsatı, yoldan daha az çekme payı verme, bina yüksekliği gibi kolaylıklar sağlama işleri..Süleyman beyin 5 yıl dinlendikten sonra geliştirdiği projeler bunlar.. Göreve geldiğinde ilk yaptığıiş kaldırımları kırmızı beyaza boyamak oldu..Oysa kırmızı beyaz trafik rengi değildir..Amaç CHP'nin burada iktidar olduğunu vurgulamak..Peki Çorlu'da da CHP seçimi aldı..Çorlu belediyesi niye kaldırımları sarı beyaza boyuyor..Yoksa Çorlu belediye başkanı gizli bir AKP'li mi? Seçim de bir çok kişiye söz verdi. Şimdi sözlerini tutamamanın çaresizliğini yaşıyor.. Ben seçim meydanlarında ne dedim.."Al koçum anahtarı git nereyi istiyorsan büfe mi çay bahçesimi açacaksan aç" diyor demedim mi..Dediklerim olmuyor mu? Söz verdiği kişi yanına geliyor "Git kendine yer bak" diyor..Dediği kişi, Veis Kafenin karşısındaki park yerini gözüne kestiriyor.. Masrafa girip başlıyor bir şeyler yapmaya, sağa sola borçlanmaya..Haydaaa..CHP'liler başkan tepki gösteriyor.. Nasıl o kişiye verirsin diye..Başkan bu kez o yeri bir başkasına veriyor..Tabiki ihale mihale yok.. Liman yanındaki tuvaleti yine seçim öncesi bir başkasına söz veriyor..Başkan, AKP saflarında yer almış tuvaletçiye, boşaltmasını söylüyor. Boşaltmayınca suyunu kesiyor..Olmadı gidip muhatap oluyor, bir sürü tuvaletçiden laf işitiyor.. Zabıtaları göndererek tuvaletin üç kapısı da mühürleniyor. Tuvalet 5 gün haftasonu dahil kapalı kalıyor. Vatandaş 5 gün boyunca tuvalet arıyor. Yine liman tarafındaki parkın içindeki büfenin deniz tarafına çıkan yolunu demir parmaklıklarla kapatıyor. Amaç, AKP'li büfe sahibini cezalandırmak.. Turizm toplantısında, çay bahçelerinde tavla ve okey oynamanın yasaklandığına tepki gösteriliyor..O sadece sessizce dinliyor..Zoraki toplanmış turizm esnafına kaymakam haricinde söyleyeceği yeni hiç bir şey yok.. Şarköy Belediyesine geçisi işçi alınacağı sözü verilmiş onlarca insana..söz verilen kişiler her gün belediye binasında.. Başkan yardımcısı Efrayim Galip, verilen sözlerin muhatabı olmuş..gelenleri yatıştırmaya çalışıyor..CHP'ye seçimlerde çalışmış 20 kişiyi işe şirket aracılığıyla aldılar..Aldıkları bazı kişiler "çöpe gitmem, boka gitmem " diyerek iş beğenmiyor.. CHP gibi sosyal demokrat partiler örgütlenmeye, dernekleşmeye önem verirler değil mi..Ama CHP ilçe Başkanı Hasan Tekinsav, Belediye Başkanı Süleyman Altınok, Belediye Meclis Üyesi Ali Bayraktar pazarcılar derneğini, (derneğin iddiasına göre) basarak defterlerini incelemeye kalkıyorlar.. Ne zamandan beri parti başkanları, belediye başkanları ve meclis üyeleri dernek basıp defterlerini inceleme yetkisi aldı..Bu işler maliyenin, şikayet olursa emniyetin olur.. Sevgili Şarköylüler dikkatinizi çekerim..İlk kez belediye meclis toplantılarından geniş anlamda bilginiz oluyor..Ben meclis toplantılarına katılınca sizinde bilginiz olmaya başladı..Belediye Başkanı seçimlerde kendilerini destekleyen gazeteyi de toplantılara çağırıyor..ama nedense mecliste konuşulanların çoğu o gazetede yer almıyor.. Son meclis toplantısı iki gün sürdü.. CHP'ye yakınlığı bilinen bir vatandaşın arazisi için istediği içkili işletme talebi ilk gün kabul edilmedi.. İkinci gün yapılan toplantıda bu kez CHP Belediye meclis üyesi Ali Bayraktar dilekçe vererek içkili bölgenin genişletilmesi talebini oylamaya sundular..Oylama sonrası 2 AKP'li belediye meclis üyesinin evet oyu ile bölge içkili bölgeye alındı. Burada ilginç olan şey..Belediye Başkanı Süleyman Altınok bu işe hayır demiş. CHP'nin 8 belediye meclis üyesi var.. Daha üçüncü ayın meclis toplantısında belediye başkanını takmayan bir CHP'li belediye meclis üyeleri olduğunu oylama ile anlamış oluyoruz.. Ya da partisinin belediye meclis üyelerine hakim olamayan bir belediye başkanı görüyoruz.. Ben seçim meydanlarında ne demiştim..Süleyman bey Şarköy'ü yönetemez.. İşte iki olay..tuvaletçiyle muhatap olan ve istediği sonucu bir türlü alamayan bir başkan..hayır dediği birşeye muhalefetin 2 meclis üyesi ile evet diyen 4 partili belediye meclis üyeleri.. Ben Şarköy'ü yönetecek irade de bir adam seçin...diye boşuna haykırmadım.. Belediye meclis toplantısında bu iradenin olup olmadığını gördük.. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal düşünün ki, başbakan olmuş..Mecliste oylama yapılıyor..Deniz Baykal'ın hayır dediği bir şey, 2 AKP'li milletvekilinin desteği ile kabul edildiğinde, o Baykal'ın televizyonlarda, gazetelerdeki halini bir düşünün..Şarköy Belediye Meclisi'nde de Süleyman bey "hayır" dediği bir şeyi, kendi partisinin belediye meclis üyelerine AKP'lilerin verdiği destekle kabul edilmiştir.. Belediye başkanı için bu kötü puandır..CHP'lilerin anlaşamadığının yansımasıdır.. Şarköy'ü iyi yönetmekte zorlanacaklarının da.. 2014 Mart ayına kadar gelişmeleri adım adım takip edeceğiz..Kimlere rant sağlanıyor halkımızı bilgilendireceğiz..
» 14 Yorumlar
1"ELEŞTİRİ DEĞİL TEBRİK" de Cuma, 19 Haziran 2009 14:21
Bugün parti liderleri parti içi demokrasiyi sağlamadıkları için eleştiriliyor.Bir parti liderinin her adımı o partililer tarafından doğru kabul edilip doğru değerlendiriliyor.Parti lideri elini kaldırınca partilileri de kaldırıyor,elini indirince partililer de indiriyor.Siz burda Süleyman Bey'i eleştirirken ben Süleyman Bey'i belediye içi demokrasiyi sağladığı için tebrik ediyorum.Başkan'larının hayır dediğine evet diyebilen CHP'li belediye meclis üyelerini de cesaretlerinden ötürü tebrik ediyorum.
2"DEMOKRASİ İŞTE TAM'DA BU" de Cumartesi, 20 Haziran 2009 09:22
Sayın,ÖNAL işte özlenen demokrasi tam'da budur,sizinde bir aydın olarak buna alkış tutmanız gerekiyor,sizin partiiçi isyan olarak bir nev'i tanımladığınız şey,DEMOKRATİK toplumlarda süregelen olağan uygulamalardır,aksi ise ancak faşist yönetimlerde görülen,antidemokratik uygulamalardır.Ben buradan Sayın ALTINOK'U kendisine karşı çıkan belediye meclis üyelerine karşı tavır almadığı için kutluyorum.Şarköyde artık bir şeyler değişiyor,varsın yandaşları büfe,tuvalet açsın,ama ilçemizde en önemlisi DEMOKRASİ hakim olsun,sizi de bu arada gösterdiğiniz muhalefetten dolayı kutluyorum,sonuna kadar devam edin lütfen,yönetim, arkasında güçlü bir muhalefet görmeliki,yanlışlarından biran önce dönmeli,bu hizmetiniz için bir yöre insanı olarak teşekkürler size.Saygılarımla...
3"!!!!" de Pazar, 21 Haziran 2009 10:14
bakın bu sitedeki fotografları kim yayınlıyorsa lafım ona...halka acık yerlerin fotograflarını cekiyorsunuz ve bu fotograflarda isteyende istemeyende bulunuyo isteyenden yana sıkıntı yok ama istemeyni ne hakla sitede yaınlıyorsunuz... editör notu: Kamusal alanda bulunan herkes fotoğraf karesi içinde yer alabilir. Hukuki açıdan bir sorun teşkil etmemektedir. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek kabahat kabul edilmektedir. Ki..gazetemiz ve web sitesinde bu tip haberler ve görüntüleri yayınlamaktan her zaman kaçınılmıştır. Haber içinde yer alan ve sıkıntı yaratan bir fotoğraf söz konusu olduğunda, talep gelirse değerlendirmeye alarak, o fotoğrafı gerekli görürsek web sitemizden kaldırabiliriz.
4"ŞARKÖYLÜ FARKINDAMI" de Pazar, 21 Haziran 2009 08:27
Elimizdeki doğal değerlerin nasıl değerlendirileceği ve bundan nasıl faydalanmamız gerektiği ile Şarköye ait sorunlar sırada beklerken,particilik yaparak insanların birbirini yıpratmaları herhalde Trakya insanında saplantı oldu. İnsanlar,geliştirici ve kendilerine huzur veren düşünceler istediği bir asırda birbirimizle değil,Sorunlarımızla uğraşalım'ki,herkese faydası olsun.
5"Particilik" de Pazartesi, 22 Haziran 2009 10:11
Sarkoy gibi kucuk bir yerlesim yerinde bile hala particilik ugruna halkimizin gelecegi ile oynaniyor. Yazisina Kaymakamin turizm toplantisindan bahsederek baslayan Sayin Onal, geri kalan kesiminde neden su anki Belediye Baskaninin basarili olamayazagini siraliyor. Neden? Altinok'un basarili olamamasi, Sarkoy'un ve halkinin geleceklerinden da ha mi onemli? Lutfen artik particilik oyunlarini bir kenara koyalim da, nasil daha uretici olabiliriz diye dusunmeye basliyalim. Kaymakamin, turizm konusunda bir adim atmis olmasi cok guzel. Fakat, Sarkoy gibi geliri turizme dayali bir kasabada, turizm sadece bir son dakika dusuncesi olmamali. Neden butun yil boyunca bu konuda calismalar olmuyor? Neden Ekim ayindan itibaren onumuzdeki yaz icin calismalara baslanmiyor? Sadece "toplanti yaptik" diyebilmek icin duzenlenen toplantilar bize ne kazandirabilir? Bu toplantida alinan kararlar ne zaman uygulamaya konulacak? Yaz sonunda mi?
6"Bırakın Bunları...." de Pazartesi, 22 Haziran 2009 10:16
Artık yeter, turizm=tuvalet, turizm=çay bahçesi, turizm=büfe değildir. Amaç para kazanmak değilmi?... Neden hala 3 kuruşluk işlerin peşinde koşuluyor. Yahu dışarda paralı paralı turistler bekliyor. Siz hala oturmuş tuvaletçiden kira parası davasını sürdürüyorsunuz. Belediye başkanım Otel yok Otel. Kalacak yer yok. Kalacak yer derken yatmalık değil, dünyada en çok parayı harcayan "windsurf" (rüzgar sörfü) tutkunlarını doyuracak otel yok. Ki onlar sürülerle gelseler, ah bi gelseler tüm esnaf ihya olur. Hazır sörf klübümüz varken zorlayın Erkan moteli kendini düzeltsin, ama mutlaka Yabancı bir iç mimar (Yabancı derken şarköy dışından , Yurt dışından veya daha önce böyle bir ortamı hazırlamış olan deneyimli bir iç mimardan), rüzgar sörfü işini bilen bi iç mimar ile, bu iş için gelen turistlerin ne istediğini bilen bir iç mimar ile tekrardan içi yapılsın. Ayışığını "düm tek tek" den kurtarın oryada butik otel yapılması için zorlayın, yeni iş imkanları doğsun.
7Yorum de Çarşamba, 24 Haziran 2009 17:04
Sayin Onal, yazilarinizi yazarken `eski belediye baskani adayi` ve `gazeteci` kimliklerinizi birbirine karistirmasaniz daha nesnel daha, gazetecilik acisindan daha dogru yazilar yazacaksiniz--tabi bunu gazetecilikteki hedefinizin inesnellik oldugunu dusunerek yaziyorum. Siz de takdir edersiniz ki 'ben size demistim'le baslayan cumleleri ne kimse duymak ister ne de bu cumleleri kullanandan tavsiye kabul eder. Ayrica kimin Altinok'a hangi amacla oy verdigi degil, demokrati ortamda bu kisilerin kendi istedikleri adaya ozgur iradeleriyle oy vermis olmalari onemlidir (bunlari oyumu Altinok'a verdigim icin yazmiyorum). Siz yazinizin basinda "AKP'den kurtulalım..Can Gürsoy gitsin psikolojisi ile haraket edilerek oylar verildi" derken, belki de bircogunu tanimadiginiz Sarkoylu secmenlerin cogunluguna, suursuzca oy verdiklerini ima ederek, hakaret ediyorsunuz. Yaptiginiz elestirilerinizde hakli olsaniz da takindiginiz tutum yazilarinizin altini oyuyor.
8"ŞARKÖYE KAZANDIRMAK" de Perşembe, 25 Haziran 2009 16:14
Şarköyde yaşayan bizler,yaşadığımız ilçemize ne kazandırmak istiyoruz önce bunu hedefleyelim ve bu hedefin üstüne beraberce gidelim.Beraber hareket etmek önce Şarköye sonra hepimize kazandırır.Ufak uygulamalarda bile düşünce şekli farklı olsada hareket birlikte olsun Şarköylü bunu yapabilir ve daima kazanır ve bütünleşiriz.Bu Yaz bunu görelim ve kazanalım. Saygılarımla.
9"DOGRUYA DESTEK" de Perşembe, 25 Haziran 2009 22:48
Vatandasa degil yandasa calisanlar sunu bilmelidirki. yakup gibi cesur ve yurekli gazeteciler oldugu surece dogrulari halkla paylastigi zaman o koltuk gecicidir
10"güzel yorum" de Çarşamba, 01 Temmuz 2009 05:19
burcu hanım güzel ve anlamlı bir yorum yapmış acaba okuması gerekenler okudumu,okuyup düşündüler mi?Herkes demokrasiyi kendine göre yorumluyor,bazen öyle haberler yayınlığıyosunuz ki maksadınızın birilerini karalamak olduğunu herkes anlıyor..
11"Bir Şarköy Öyküsü" de Cumartesi, 04 Temmuz 2009 11:48
Yaz tatilimizi Marmara'nın güzide bir kasabasında geçirdik. Turistik kasabamızın plajı boydan boya kumdu. Ama, kumsaldaki kabak çekirdeği, ay çekirdeği, izmarit ve gazoz kapağı kumdan daha çok gibiydi... Kaldırımların kenarı bira, meşrubat şişeleri kırıklarıyla doluydu. İki tane çöp tenekesi vardı. Ama dolduklarını pek görmedim. Dolduklarında da boşaldıklarını. İlk gün gördüğüm Hollandalı bir aile ertesi gün apar topar oradan kaçtı... Çay bahçeleri genç kızlara paralı koca aranılan diskotek/konser salonu benzer yerlere dönüşmüş. Efemine kılıklı piyanist şantörler en bayağı esprilerle halkımızı eğlendiriyor. Ne kadar adi ve belden aşağı konuşulursa o kadar çok alkış geliyor... Alkışlayanlar da çoğunlukla başörtülü kadınlarımız... Akşam en gösterişli kıyafetler giyiliyor, makyajlar yapılıyor, parfümler sürülüyor, çaylar, biralar içiliyor, dans ediliyor daha doğrusu hora tepiliyor... Sürekli ay çekirdeği yiyen, tıkınan, vıdı vıdı konuşan, yüksek sesle arsız arsız gülen, orası
12"dogru soz" de Pazartesi, 06 Temmuz 2009 23:07
vatandas aday olmus secimi kaybetmis, olabilir, siyasetci sapkasinin yaninda birde gazececilik vasfi tasiyor, cok guzel. yazisinda da kendi durusunu tam olarak ortaya koyarak muhalif bir uslup takiniyor. burada ben bir hata goremiyorum, illaki sak sak cimi olmak lazim? goruslerini cesurce ifade edebilen ve ben buyum diyebilen herkeze bravo. iktidar sahibi ovmek kolaydir, onemli olan hatalarini dilegetirebilmek. sahilde plansiz bir sekilde bufe yapilmasi tartisilabilir ama insanlara baski yapilmasi asla kabul edilemez ve izah edilemez bir durumdur. vakti zamaninda ispanya krali kendine muhalif bir aristokratin nefesiniz cok pis kokuyor sozuyle afallar, kraliceye donup gercekten nefesinin pis kokup kokmadigini sorar, krelice efendim ben butun erkeklerin nefesi sizinki gibi kokar saniyordum diyerek mevzuyu bastirmaya calisir. buradan alinacak ders dostlarinizdan yanlislarinizi ogrenemezsiniz, karsinizdakilere kulak verin, onlar en aci gercekleri yuzunuze carpar. tenkitlere dikkat etm
13""" HEPSİ DOĞRU """ de Çarşamba, 08 Temmuz 2009 22:21
Yakup Bey yazdıklarınızın tümüne katılıyorum.Tebrik ederim halkın sesi olmaya devam ediniz..Halka hizmet hakka hizmettir hizmeti kendi ve yandaşlarına yapanlar deşifre edilmelidir.HALKIN VERGİLERİYLE PEŞKEŞ ÇEKENLERE yazıklar olsun..
14"adıgüzel" de Cumartesi, 11 Temmuz 2009 11:00
sanki siz dsp den aday olsa idiniz farklı olacaktı. sizi dinleyeceklerdi meclis uyeleri... hic zannetmiyorum.. düsünceleriniz güsel ama işte bu insanlar da türk sayın önal..
» Yorumu Gönder
|